Türkiye’de kenelerden bulaşan hastalıklar arasında en sık görülen ve en ciddi seyredeni Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) iken; Tularemi, Lyme hastalığı ve Akdeniz Benekli Ateşi de endemik olarak takip edilen diğer önemli enfeksiyonlardır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, Anaplazmoz, Kene Ensefaliti (TBE) ve Türkiye'de yeni tespit edilen Neoehrlichia mikurensis gibi patojenlerin de risk oluşturduğunu göstermektedir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA): Türkiye’de özellikle Kuzey İç Anadolu, Orta Karadeniz ve Kuzey Doğu Anadolu bölgelerinde (Tokat, Sivas, Gümüşhane, Erzurum civarı) yoğunlaşmaktadır. Hastalık genellikle kenelerin aktif olduğu bahar ve yaz aylarında zirve yapar.
Tularemi: Ülkemizde özellikle Marmara ve Batı Karadeniz bölgelerinde salgınlara neden olmaktadır. Bulaşma sadece kenelerle değil, kontamine suların tüketilmesiyle de yaygın olarak gerçekleşir.
Lyme Hastalığı: Geniş epidemiyolojik çalışmalar sınırlı olsa da İstanbul (Belgrad Ormanı), Trakya ve Karadeniz bölgelerinde riskli kene türlerinin (Ixodes ricinus) baskın olduğu bilinmektedir. Bildirilen vaka sayısı KKKA'ya göre çok daha düşüktür.
Akdeniz Benekli Ateşi: Akdeniz havzasındaki diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de özellikle yaz aylarında görülür.
KENELERDEN NASIL KORUNABİLİRİZ?
KKKA: Ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, şiddetli kas ve eklem ağrısı, halsizlik ile başlar. İlerleyen günlerde gövde ve bacaklarda morluklar, burun kanaması, diş eti kanaması gibi hemorajik (kanamalı) bulgular eklenir.
Lyme: En karakteristik belirtisi, kene ısırığı bölgesinde oluşan ve genişleyen "boğa gözü" (eritema migrans) şeklindeki döküntüdür. Tedavi edilmezse kronik eklem şişlikleri ve nörolojik sorunlara yol açabilir.
Tularemi: Kene ısırığı bölgesinde ağrılı bir ülser ve buna eşlik eden şişmiş, ağrılı lenf bezleri (LAP) en yaygın formdur. Ayrıca boğaz ağrısı ve ateşle seyreden formları da vardır.
Akdeniz Benekli Ateşi: Yüksek ateş ve döküntüye ek olarak kene ısırığı yerinde "tache noire" denilen siyah eskar (yara izi) görülür.
Teşhis: Genellikle hastanın kene temas öyküsü ve klinik bulgularına dayanır. Laboratuvar ortamında PCR (viral/bakteriyel genomun saptanması) ve ELISA (antikor testleri) ile tanı kesinleştirilir.
Tedavi:
KKKA: Spesifik bir antiviral tedavisi yoktur; temel yöntem destek tedavisidir (sıvı takviyesi, kan ve trombosit replasmanı). Ribavirin bazı durumlarda tercih edilebilir.
Lyme ve Akdeniz Benekli Ateşi: Temel tedavi antibiyotiklerdir (özellikle Doksisiklin).
Tularemi: Streptomisin, Gentamisin veya Siprofloksasin gibi antibiyotikler kullanılır.
KKKA, Türkiye’de %10 ile %40 (bazı kaynaklara göre %80'e kadar) arasında değişen yüksek bir ölüm oranına sahip olabilir. Tularemi ve Lyme hastalığı erken teşhis edildiğinde genellikle tam iyileşme ile sonuçlanır ancak tularemide lenf bezlerinde süpürasyon (cerahatlenme), Lyme’da ise uzun süreli eklem ve sinir sistemi hasarları görülebilir.
Kıyafet Kontrolü: Tarla, bağ veya ormanlık alanlara giderken vücudu örten kapalı giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Kenelerin fark edilmesi için açık renkli elbiseler tercih edilmelidir.
Kene Kovucular: Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen DEET içeren haşere kovucular kullanılabilir.
Vücut Taraması: Riskli alanlardan dönüldüğünde kulak arkası, koltuk altı, kasıklar ve diz arkası dahil tüm vücut kene açısından kontrol edilmelidir.
Doğru Müdahale: Vücuda yapışmış bir kene fark edildiğinde asla çıplak elle dokunulmamalıdır. Kene, ezilmeden, ağzından bir cımbız yardımıyla tutularak dik bir şekilde çıkarılmalıdır. Keneyi yakmak, üzerine alkol veya gaz yağı dökmek kenenin virüsü vücuda daha hızlı enjekte etmesine neden olacağı için kesinlikle yapılmamalıdır.
Hayvan Teması: İnfekte hayvanların kan ve dokularına çıplak elle temas edilmemelidir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Nairovirus cinsine ait bir RNA virüsünün neden olduğu, keneler aracılığıyla bulaşan ciddi bir viral hemorajik ateş hastalığıdır. Hastalık Türkiye'de özellikle İç Anadolu'nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun kuzeyinde (Tokat, Erzurum gibi iller) endemik olarak görülmektedir.
KKKA virüsünün ana vektörü ve rezervuarı Hyalomma cinsi kenelerdir. Virüs insanlara şu yollarla bulaşır:
İnfekte kene ısırığı veya kenenin çıplak elle ezilmesi.
Viremi dönemindeki hayvanların (sığır, koyun, keçi) kan, doku ve vücut sıvılarıyla doğrudan temas.
Hasta insanlardan diğer insanlara; kan, tükürük, idrar gibi vücut sıvıları veya kontamine eşyalar (havlu vb.) aracılığıyla temas (hastane içi bulaş riski yüksektir).
Hastalık genellikle dört aşamada seyreder:
Kuluçka Dönemi: Kene ısırığından sonra genellikle 1-3 gün (en fazla 9 gün), infekte kanla temastan sonra ise 5-6 gündür.
Prehemorajik (Kanama Öncesi) Dönem: Ani başlayan yüksek ateş (39-41°C), şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma ile karakterizedir. Ayrıca yüzde ve göğüste kızarıklık, gözlerde kanlanma (konjonktivit) görülebilir.
Hemorajik (Kanamalı) Dönem: Hastalığın 3. ile 5. günleri arasında başlar. Deri altında morluklar (peteşi, ekimoz), burun kanaması, diş eti kanaması, mide-bağırsak kanamaları (kanlı kusma veya dışkı) ve iç organ kanamaları gelişebilir. Ağır vakalarda çoklu organ yetmezliği, şok ve ölüm meydana gelebilir.
İyileşme Dönemi: Kurtulan hastalarda iyileşme genellikle 9. veya 10. günden itibaren başlar; ancak tam toparlanma haftalar sürebilir.
Hastalığa karşı henüz onaylanmış bir aşı bulunmadığından kişisel korunma esastır.
Kıyafet Kontrolü: Riskli alanlara (tarla, bağ, bahçe, orman) giderken vücudu örten kapalı giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Kenelerin kolay fark edilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.
Kene Kovucular: Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen DEET içeren haşere kovucular kullanılabilir.
Vücut Taraması: Dışarıdan dönüldüğünde kulak arkası, koltuk altı, kasıklar dahil tüm vücut kene açısından kontrol edilmelidir.
Kene Çıkarma: Kene fark edildiğinde asla çıplak elle dokunulmamalı; bir cımbız veya pens yardımıyla ağız kısmından tutularak dik bir şekilde çıkarılmalı ve yer alkol/sabunla temizlenmelidir. Keneyi yakmak veya üzerine kolonya, gaz yağı dökmek virüsün bulaşma riskini artırdığı için kesinlikle yapılmamalıdır.
Hayvan Teması: Hayvanların kan ve vücut sıvılarına çıplak elle temas edilmemeli, riskli işlerde (veterinerlik, kasaplık) eldiven ve koruyucu ekipman kullanılmalıdır.
KKKA için spesifik bir tedavi yoktur; temel yöntem destek tedavisidir.
Hastanın sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması en kritik adımdır.
Gerekli durumlarda kan ve trombosit replasmanı (trombosit nakli) yapılır.
Antiviral bir ilaç olan Ribavirin, bazı durumlarda ve özellikle erken dönemde tercih edilebilir; ancak etkinliği üzerine bilimsel tartışmalar devam etmektedir.
Hastalığı geçiren bireylerde virüse karşı spesifik antikorlar (IgM ve IgG) gelişir. Araştırmalar, koruyucu olan IgG antikorlarının zamanla azalsa da 5 yıla kadar saptanabildiğini göstermektedir. Bu durum bir süre koruma sağlasa da, bağışıklığın ömür boyu tam olarak kalıcı olup olmadığı konusunda literatürde kesin bir ifade bulunmamaktadır ve antikor seviyeleri yıllar içinde düşmektedir.
Lyme hastalığı (Lyme borreliosis), özellikle Kuzey Yarımküre'de en yaygın görülen kene kaynaklı enfeksiyondur ve deri, eklemler, kalp ile sinir sistemini etkileyebilen kronik, multisistemik bir hastalıktır. Hastalığa, Borrelia burgdorferi sensu lato kompleksi içinde yer alan spiroket cinsi bakteriler neden olur.
Türkiye, Lyme hastalığının yayılması için gerekli olan uygun iklim özelliklerine ve vektör kene popülasyonuna sahip bir ekosisteme sahiptir.
Vektörler ve Bölgeler: Hastalık ülkemizde temel olarak Ixodes ricinus türü kenelerle bulaşır. Bu kenarlar özellikle yüksek nem oranına ihtiyaç duydukları için Karadeniz bölgesi, Trakya ve İstanbul (özellikle Belgrad Ormanı) gibi alanlarda baskındır.
Vaka Sıklığı: Türkiye’de insanlarda yapılan çalışmalarda Lyme seropozitifliği %2 ile %44 arasında değişkenlik göstermektedir. Ancak, bildirimi zorunlu bir hastalık olmasına rağmen, resmi verilere göre Türkiye'de bildirilmiş vaka sayısı nispeten düşüktür; 2010 yılına kadar yaklaşık 60, günümüze kadar ise 80-100 civarında vaka rapor edilmiştir.
Hastalık, infekte bir kenenin insana tutunarak kan emmesi sırasında bakterileri aktarmasıyla bulaşır. Bakterinin konağa geçebilmesi için kenenin vücutta genellikle en az 36 ile 48 saat arasında tutunmuş kalması gerekmektedir.
Lyme hastalığı tipik olarak üç ana evrede incelenir, ancak her hastada tüm evreler görülmeyebilir:
Erken Lokalize Evre (1. Evre): Isırıktan sonraki 1-30 gün (ortalama 1-2 hafta) içinde kene ısırığı bölgesinde Eritema Migrans (EM) adı verilen karakteristik bir deri döküntüsü oluşur. Bu döküntü genellikle halka şeklinde genişleyen, ortası soluk, hedef tahtasına veya **"boğa gözü"**ne benzeyen parlak kırmızı bir lezyondur. Bu evreye ateş, halsizlik ve kas ağrıları gibi grip benzeri belirtiler eşlik edebilir.
Erken Yaygın Evre (2. Evre): Bakterilerin kan ve lenf yoluyla vücuda yayıldığı, ısırıktan haftalar veya aylar sonra görülen dönemdir. Vücudun farklı yerlerinde ek EM lezyonları, yüz felci (Bell's palsy), menenjit, sinir ağrıları ve kalp ritim bozuklukları (Lyme karditi) gelişebilir.
Geç Evre (3. Evre): Tedavi edilmeyen vakalarda aylar veya yıllar sonra ortaya çıkar. En yaygın belirtisi, genellikle diz gibi büyük eklemleri tutan kronik Lyme artritidir. Ayrıca kronik nörolojik sorunlar ve Avrupa'da daha sık görülen akrodermatitis kronika atrofikans (AKA) adlı deri hastalığı görülebilir.
Lyme hastalığının tanısı klinik bulgulara ve hastanın kene maruziyet öyküsüne dayanır.
Klinik Tanı: Eritema migrans döküntüsünün varlığı, endemik bölgelerde laboratuvar testi gerekmeksizin tanı koydurucudur.
İki Aşamalı Test: Diğer evrelerde "altın standart" kabul edilen iki aşamalı serolojik yöntem kullanılır; önce ELISA veya IFA testi yapılır, sonuç pozitif veya şüpheliyse daha spesifik olan Western Blot testi ile doğrulama yapılır.
Cautions (Uyarılar): Antikorların oluşması zaman aldığından, enfeksiyonun ilk haftalarında testler yanıltıcı şekilde negatif çıkabilir. Ayrıca spiroketlere karşı oluşan antikorlar, hastalık iyileştikten sonra da yıllarca kanda kalabilir; bu nedenle pozitif bir test her zaman aktif enfeksiyon anlamına gelmez.
Lyme hastalığı uygun antibiyotik tedavisi ile erken evrelerde tamamen iyileştirilebilir.
Antibiyotikler: Temel tedavi seçenekleri Doksisiklin, Amoksisilin ve Sefuroksim aksetil'dir.
Süre: Erken evrelerde tedavi süresi genellikle 10-21 gün arasındayken; Lyme artriti ve nörolojik tutulumlarda bu süre 28 güne kadar çıkabilir.
PTLDS: Bazı hastalar tedaviden sonra da aylar sürebilen yorgunluk ve kas ağrısı gibi belirtiler yaşayabilir; buna Tedavi Sonrası Lyme Hastalığı Sendromu (PTLDS) denir ve genellikle ek antibiyotik kullanımına yanıt vermez.
Kişisel korunma önlemleri (kapalı ve açık renkli giysiler giymek, DEET içeren kovucular kullanmak, dışarıdan dönünce vücut taraması yapmak) esastır. Eğer yüksek riskli bir kene (Ixodes türü) vücutta 36 saatten uzun süre tutunmuşsa, çıkarıldıktan sonraki ilk 72 saat içinde tek doz 200 mg Doksisiklin profilaksisi verilmesi hastalığın gelişmesini %80'den fazla oranda önleyebilir.
1. Türkiye’de kenelerden bulaşan en yaygın hastalıklar hangileridir? Ülkemizde en sık görülen ve en ciddi seyredeni Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)’dir. Bunun dışında Tularemi, Lyme hastalığı ve Akdeniz Benekli Ateşi endemik olarak görülen diğer önemli kene kaynaklı enfeksiyonlardır.
2. KKKA en çok hangi bölgelerde ve ne zaman görülür? KKKA vakaları Türkiye'de özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde (Tokat, Sivas, Erzurum hattı) yoğunlaşmaktadır. Hastalık, kenelerin aktif olduğu bahar ve yaz aylarında (Nisan-Eylül arası) zirve yapar.
3. Vücuda yapışmış bir kene fark edildiğinde ne yapılmalıdır? Kene asla çıplak elle ezilmemeli veya üzerine alkol, gaz yağı, kolonya dökülmemelidir; bu durum kenenin virüsü vücuda daha hızlı enjekte etmesine neden olabilir. Kene, ağız kısmından bir cımbız veya pens yardımıyla tutularak, ezilmeden dik bir şekilde yukarı doğru çekilerek çıkarılmalıdır. Çıkarılan bölge sabunlu su veya alkol ile temizlenmelidir.
4. Lyme hastalığının en belirgin belirtisi nedir? En karakteristik bulgu, kene ısırığından sonraki 1-30 gün içinde ortaya çıkan ve halka şeklinde genişleyen Eritema Migrans (EM) döküntüsüdür. Bu döküntü genellikle bir "hedef tahtası" veya "boğa gözü" görünümündedir.
5. Tularemi sadece kenelerle mi bulaşır? Hayır. Tularemi; kene ısırığının yanı sıra, infekte kemirgenlerle doğrudan temas, kontamine içme sularının tüketilmesi veya bu sularla yıkanmış besinlerin yenmesi yoluyla da bulaşabilir.
6. Bu hastalıklardan korunmak için bireysel olarak ne yapılabilir? Riskli alanlara (tarla, bağ, orman) giderken vücudu örten açık renkli giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Açıkta kalan cilt bölgelerine kene kovucu (DEET içerikli) losyonlar sürülebilir.
7. KKKA geçirmek kalıcı bağışıklık sağlar mı? KKKA geçirenlerde virüse karşı IgG tipi antikorlar gelişir ve bu antikorlar 5 yıla kadar kanda saptanabilir. Ancak bağışıklığın ömür boyu tam koruyucu olup olmadığı konusunda kesin bir veri yoktur ve antikor seviyeleri zamanla düşmektedir.
Aşağıdaki listede metinde kullanılan temel kaynaklar ve (varsa) erişim linkleri yer almaktadır:
** T.C. Sağlık Bakanlığı, KKKA Uyarı ve Önlemler:** https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/
** Kenelerden Kaynaklanan Hastalıklar (AVESİS - Erdal Pala & Mehmet Melikoğlu):** https://avesis.atauni.edu.tr/yayin/4231940a-c5c5-4d7c-8647-386866115995/kenelerden-kaynaklanan-hastaliklar
** Türkiye'de Lyme Hastalığı (Selim Öncel - Kocaeli Üni. Sağlık Bilimleri Dergisi):** https://dergipark.org.tr/tr/pub/kusbed/issue/39327/423490
** Zoonotik İnfeksiyonlar: Tularemi, Lyme (Prof. Dr. Çiğdem Ataman Hatipoğlu - Klimik Derneği):** https://www.klimik.org.tr/wp-content/uploads/2022/12/Tularemi-Lyme-C-Ataman-Hatipoglu.pdf
** Türkiye Kene Haritası 2025 (A Haber):** https://www.ahaber.com.tr/galeri/yasam/turkiye-kene-haritasi-2025-hangi-illerde-hangi-kene-turu-var-zararli-mi-yogun-olduklari-bolgeler-nereler
** Türkiye'de Yeni Tespit Edilen Bakteri: Neoehrlichia mikurensis (Anadolu Ajansı):** https://www.aa.com.tr/tr/saglik/turkiyede-insanlari-enfekte-edebilen-kene-kaynakli-yeni-bir-bakteri-goruldu/2678768
** Crimean-Congo Hemorrhagic Fever (Cleveland Clinic):** https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/crimean-congo-hemorrhagic-fever
** Tularemia: Causes, Symptoms & Treatment (Cleveland Clinic):** https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/17775-tularemia
** Lyme Disease (Cleveland Clinic):** https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/11586-lyme-disease