PMDD - Premenstrüel Disforik Bozukluk
PMDD, tıbbi tanı kılavuzlarında (DSM-5) bir "depresif bozukluk" olarak sınıflandırılır. Araştırmalar, PMDD'nin bir "hormon dengesizliği" olmadığını göstermektedir; aksine, bu kişilerin beyinleri, adet döngüsü sırasında meydana gelen normal östrojen ve progesteron dalgalanmalarına karşı aşırı hassastır. Bu hassasiyet; beyindeki serotonin (mutluluk hormonu) ve GABA (sakinleştirici hormon) gibi sistemleri doğrudan etkileyerek şiddetli duygusal belirtilere yol açar.
PMDD teşhisi için, adet kanamasından önceki hafta içinde en az beş belirtinin görülmesi ve bunlardan en az birinin temel bir ruh hali belirtisi olması gerekir. Yaygın belirtiler şunlardır:
Duygusal Belirtiler: Derin üzüntü, umutsuzluk, şiddetli kaygı, aşırı öfke veya sinirlilik, ani ruh hali değişimleri ve reddedilmeye karşı aşırı duyarlılık.
Zihinsel ve Davranışsal Belirtiler: Konsantrasyon güçlüğü, aşırı yorgunluk, uyku sorunları (çok uyuma veya uykusuzluk), iştah artışı ve belirli gıdalara aşerme.
Fiziksel Belirtiler: Göğüslerde hassasiyet, eklem/kas ağrısı, şişkinlik ve kilo artışı.
Bu belirtiler genellikle adet kanaması başladıktan birkaç gün sonra tamamen kaybolur.
PMDD her yaştaki kadını etkileyebilir ancak özellikle geçmişinde depresyon, anksiyete bozukluğu veya travma (çocukluk çağı travmaları dahil) olan kişilerde görülme riski daha yüksektir. Ayrıca, ailesinde PMDD veya PMS öyküsü olan bireylerde genetik yatkınlık görülebilir.
Nasıl Teşhis Edilir?
PMDD teşhisi koymak için tek bir kan testi veya görüntüleme yöntemi yoktur. Teşhisin "altın standardı", belirtilerin en az iki adet döngüsü boyunca her gün bir günlük üzerinden takip edilmesidir. Doktorlar ayrıca tiroid sorunları veya kronik yorgunluk gibi PMDD ile benzer belirtiler gösteren diğer hastalıkları dışlamak için bazı testler isteyebilir.
Premenstrüel Sendrom (PMS) ve Premenstrüel Disforik Bozukluk (PMDD), her ne kadar benzer bir zamanlamayla (adet öncesi dönemde) ortaya çıksalar da, şiddet ve günlük yaşam üzerindeki etkileri bakımından birbirlerinden keskin çizgilerle ayrılırlar.
Şiddet ve Günlük Yaşama Etki: PMS, çoğu kadında görülen şişkinlik, baş ağrısı ve hafif ruh hali değişimleri gibi yönetilebilir belirtileri kapsarken; PMDD, kişinin işini, okulunu, sosyal aktivitelerini ve kişilerarası ilişkilerini ciddi şekilde aksatan, yıkıcı ve kronik bir durumdur.
Psikiyatrik Sınıflandırma: PMS bağımsız bir psikiyatrik bozukluk olarak kabul edilmezken, PMDD, tıbbi tanı kılavuzu DSM-5'te bir "depresif bozukluk" olarak sınıflandırılmaktadır.
Belirtilerin Odağı: Her iki durum da meme hassasiyeti ve karın şişkinliği gibi fiziksel belirtiler içerse de, PMDD'de aşırı öfke, şiddetli sinirlilik, derin umutsuzluk, intihar düşünceleri ve yoğun kaygı gibi psikolojik semptomlar temel belirleyicidir.
Tanı Kriterleri:
PMDD tanısı koyulabilmesi için, adet döngülerinin çoğunda en az beş farklı belirtinin (bunlardan en az birinin mutlaka temel bir ruh hali belirtisi olması şartıyla) görülmesi gerekir. PMS teşhisi için ise genellikle bir fiziksel ve bir duygusal belirtinin varlığı yeterli görülmektedir.
Görülme Sıklığı:
PMS, üreme çağındaki kadınların yaklaşık %30 ila %80'ini etkileyen yaygın bir durumdur; PMDD ise çok daha az bir kesimde (%2 ila %10) görülür.
Biyolojik Farklılıklar:
Araştırmalar, PMDD'si olan kadınların hormon seviyelerinin anormal olmadığını, ancak bu kişilerin beyinlerinin normal hormonal dalgalanmalara karşı aşırı hassas olduğunu ve beyin görüntüleme çalışmalarında bu kişilerin beyninin duygusal bilgiyi farklı işlediğini göstermektedir.
Özetle, PMS adet öncesi dönemin zorlu bir haftasıyken; PMDD, her ay tekrarlanan ve tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir ruh sağlığı durumudur.
PMDD tedavi edilebilir bir durumdur ve genellikle şu yöntemlerin bir kombinasyonu kullanılır:
İlaç Tedavisi: SSRİ grubu antidepresanlar (serotonin seviyelerini düzenlemek için) PMDD'de ilk seçenek tedavidir ve sadece belirtilerin olduğu dönemde de kullanılabilir. Ayrıca, yumurtlamayı baskılayan bazı doğum kontrol hapları da fiziksel ve duygusal dalgalanmaları önleyebilir.
Psikoterapi: Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT), adet öncesi dönemde ortaya çıkan "felaketleştirici" düşüncelerle başa çıkmada ve duygu düzenleme becerilerini geliştirmede oldukça etkilidir.
Yaşam Tarzı ve Takviyeler: Tuz, şeker, kafein ve alkolü sınırlamak; düzenli egzersiz yapmak; kalsiyum, magnezyum ve B6 vitamini takviyeleri kullanmak belirtileri hafifletmeye yardımcı olabilir.
PMDD, kişinin iradesiyle yenebileceği bir "huysuzluk" değil, tıbbi müdahale gerektiren nörobiyolojik bir durumdur.
PMDD - Premenstrüel Disforik Bozukluk